08 01 2010

2 Yaşındaki Çocuğunuza Şunları Söylemeyin!


Eğer çocuğunuz;
Bir oyun arkadaşı oyuncağını kaptığı için ağlarsa;
Şunu Söyleyin: "Sinirli olduğunu biliyorum, Birinin oyuncağını alması üzücü"
Şunu Söylemeyin: "Oh, ağlama tatlııım. Bu sadece bir oyuncak"
Eğer çocuğunuz;
Siz ona incik boncuk almadını diye mağazada sinir krizine girerse;
Şunu Söyleyin: "Sana o oyuncağı almayacağım için bana sinirli olduğunu görebiliyorum. Bana ne kadar sinirli olduğunu söylemek ister misin? Bu, kendini iyi hissetmeni sağlayabilir"
Şunu Söylemeyin: "Senin neyin var böyle"
Eğer çocuğunuz;
Bebek kardeşine, sizin ilginizi çektiği için vurursa;
Şunu Söyleyin: "Neden sinirli olduğunu anlıyorum. Sinirli olman normal, ama bebeği incitemezsin. Bu normal değil"
Şunu Söylemeyin: "Bir daha asla kardeşine vurma"
Başucu kitabım İki Yaşındaki Çocuğunuz Büyürken'den alınmıştır.

07 01 2010

Elektrik Zamları İşe Yarıyor!


Hepimiz faturalar geldiğinde şöyle bir irkiliyoruz.
Özellikle gaz ve elektrik faturaları geldiğinde.
Doğal gaz Türkiye'ye ilk geldiğinde "daha ekonomik" diye gelmişti.
Şimdiki halimize bakın bir de.
Elektrik zamları da geldikçe geliyor, biz Türk Halkı'da "yıkılmadık, ayaktayız" şarkısını söylemeye devam ediyoruz.
Avrupa ve Amerika'da uygulanan "akıllı ev sistemi" diye bir sistem var. Bizim ülkemizde de uygulanıyor ama bizimkiler sadece "perdem otomatik açılsın, ben eve girdiğimde tv kendiliğinden açılsın" gibi özelliklerini kullanıyorlar.
Oysa Avrupa'da evinin akıllı olması için, 40-50 cm'lik yalıtımlı dış duvarlarının olması, çatıda güneş kollektörlerinin olması, güneş sistemiyle elektrik üretebilmesi falan gerekiyor.
Bizim elektrik zamları da enerji firmalarını harekete geçirmiş, sağolsunlar...
Artık isterseniz mustakil evinizin ya da iş yerinizin çatısında kendi elektriğinizi üretebileceksiniz...
Tabi devlet bundan pay almaya kalkarsa onu bilemem !!

06 01 2010

Soğuk Algınlığı mı? Domuz Gribi mi?


Siz de benim gibi çocuğunuz hapşurduğunda, ateşlendiğinde; acaba domuz gribi mi yoksa hafif birşey mi? diye ikilemde mi kalıyorsunuz!
Geçen gün kızımın kreşinden çantasına konulan bir bilgi kitapçığında, çok aydınlatıcı bilgiler okudum.
Bunları sizinle de paylaşmak istedim.
Aşağıdaki listeyi iyice incelediğinizde bütün belirtilerin hangi hastalıklara ait olduğunu bileceksiniz.
Mikado Anaokulu'na teşekkürler...



05 01 2010

Yeşil Duvarlar

Evinizde bir duvarın böyle cıvıl cıvıl yemyeşil olmasını ister misiniz?
Nasıl güzel olur, ferahlık ve olumlu elektrik verir değil mi!
Kullanımı ve sulaması da kolay.
İstanbul'da uygulamayı yapan var mı araştırıyorum.







05 11 2009

Çocuklarımızı Grip Virüsünden Nasıl Koruruz?


Geçen gün kızımın kreşinin sahibiyle de bu konuyu konuştuk.

Umarım diğer kreşler de temizliğe önem veriyorlardır.

Bakın çocuklarımız için neler yapabilirmişiz:


• Okulda, çocukların birlikte oynadığı oyunlar yerine daha az temas kuracakları oyunlara yönlendirilmeleri gerekir.

• Okuldaki arkadaşlarıyla, zorunlu olmayan yakın temastan (sarılma, öpüşme, beraber oynanan oyunlar vs…) kaçınmaları gerekir. Unutmamalı ki grip, hastalıklı birine bir metreden daha yakın olduğunda insandan insana bulaşır. Öğretmenlerin çocukları bu konuda uyarmaları gerekmektedir.

• Ellerini sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

2.5 Yaş Çocuk İnadı


Geçen kış, yani kızım 22 aylıkken gece ağlama nöbetleri başlamıştı ve yaklaşık iki ay boyunca sürmüştü. Bu durumu nasıl yaşadığımızı ve çözümlerimizi sizinle paylaşmıştım.
Şimdi tam da herşey yoluna girecekken "2.5 yaş inadı" çıktı.
Bizim zamanımızda var mıydı bunlar?
Üst kattaki çocuk niye böyle yapmıyor? gibi sorular kafamızdan geçmiyor değil.
Eşim de ben de çocuğumuza kaliteli zaman ayıran, onun mantıklı isteklerini yerine getiren, ona yalan söylemeyen ve sevgimizi gösterebilen ebeveynleriz.
Ama bunlar çocuğun "hayır" demesini, anlamsız isteklerini ve inatlarını engellemiyor.
Hatta bazı kaynaklara göre bu kadar ilgi bile çocuğun inadını tetikleyebiliyor.
Ben bu durumda ne derim biliyor musunuz!
Bu çocuk büyütme işi çok karmaşık bir iş !?%..^,3#!??
Bu günlerde kızım, eskiden yapmaktan zevk aldığı şeyleri istemiyor, olmadık şeylere ağlıyor, onu giymem, bunu istemiyorum, sen git sen gel gibi elimizi kolumuzu bağlayan isteklerde bulunuyor.
Ne yapmalı ne etmeli?

Yazımın devamı için lüften tıklayınız...

Tüketici Haklarınızı Biliyor musunuz?


Bundan yaklaşık 20 yıl önce Ankara'da bir mağazadan çanta satın almıştım. İki gün içinde çantanın köşeleri aşındı ve içindeki karton göründü. Mağazaya gidip gösterdiğimde, başka bir malla değiştirebileceğimi söylediler. Baktım ama uygun başka bir şey bulamadım. "Para iadesi" istediğimi söyledim. "Olmaz yapamayız, şirket prensibimizde yok" dediler. "SATILAN MAL GERİ ALINMAZ"

Hemen Ankara Tüketici Koruma Derneği'nin adresini buldum ve gittim. Çok ilgili ve bilgili bir hanım, bana bu konudaki haklarımı anlattı. "Bu gizli defoymuş" Para iadesi kaçınılmazmış.

O gün hem derneğe üye olmuştum hem de bir tecrübe daha kazanıp büyümüştüm. Mağazadan paramı aldığımda, hakkımı savunabildiğim için kendimle gurur duymuştum.

Yıl 2009, geçenlerde yine aynı şey başıma geldi. Marka vermekten hiç kaçınmıyorum. Astoria'daki Calzedonia mağazasından kızım için hatrı sayılır bir ücrete kilotlu çorap aldım. 3 saat giydi ve bacak araları pıtır pıtır oldu. Ertesi gün hemen mağazaya götürdüm. "Para iadesi yapamayacaklarını, hatta ürünü gönderip onay almaları gerektiğini" söylediler. "Nerden, ne onayı" gibi sorularıma yanıt veremediler.

08 10 2009

2.5 Yaşında İlk Okul

Kızım 3 gündür kreşine alışmaya çalışıyor.
Okuluna başlatmadan önce çok ana okulu gezdim ve internetten araştırdım.
Gezdiğim okulların özellikleri üç aşağı beş yukarı aynıydı.
Önemli kriterleri daha önceki bu yazımda söylemiştim.
Bana en uyan okul da başlayacağım işe yakınlığı sebebiyle Özel Mikado Anaokulu'ydu. Çocuğu okula alıştırmak için eskiden kapıdan anne bırakırdı, hem çocuk ağlar hem anne ağlar, bu bir kaç hafta sürerdi.
Ben araştırırken hep bunu sormuştum, "nasıl alıştırıyorsunuz" diye. Yaklaşık hepsi aynı cevabı verdi: "Sizinle beraber alıştıracağız".
Bu bana da uyar. Zira ben evde arkamdan ağlayan bir çocuk bırakmak istemediğim için işi bıraktım.
Ben de Ela'yla birlikte okula gidiyorum. Öğretmeni alıp onu yönlendiriyor. Okulun ofisinde oturuyorum. Ela beni görmek istediği zaman geliyor, görüyor sonra tekrar sınıfına dönüyor. Arada bir "ellerimi annem yıkasın" ağlamaları oluyor ama genel olarak okula çabuk uyum sağlayacak gibi.
Burda ebeveynlere çok iş düşüyor.
Devamı için tıklayın...

Çocuk Yatağına Takılan "Malzemelik"


Bu yaptığım aparatın adı tam da böyle...
Çocuk yatağına takılan malzemelik.
Yatma eylemiyle ilgili istediğiniz herşeyi koyabilirsiniz.
Çoraplar asılabilir, biberon ya da suluk konabilir. En mühimi ise hikaye kitapları.
Tabiki bunun hazır satılanları var. Ama kızımın yatağına önceden yaptığım "Çocuk Yatak Başı'na" uygun olsun diye bunu da kendim yaptım.


Yapılışı:

Polar kumaş,
Makas,
Kalem,
Cetvel
Sıcak Slikon
Devamı için tıkyayın...

Lekeli Giysilere Yeni Çözüm!

Kızımın bu eşofmanı çok kullanışlı. Bu kış da giymesini istiyorum. Ama paçasındaki bu lekeleri bir türlü çıkaramıyorum. Aslında ben Ela'nın bebekliğinden beri lekeli çamaşırlara Kosla Vanish Max kullanıyorum ve memnunum da. Ama bu lekede başarılı olamadım.
Ben de çareyi "çivi çiviyi söker" diyerek yine çıkaramadığım bir başka lekeyle birleştirdim.
Devamı için tıklayınız...