Bebek Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.06.2010

Çocuğunuzun Sınırları!

Biz tecrübesiz ebeveyn olarak, bebeğimiz olduğunda ilk 6 ay bocaladık. Çevremizdeki herkesin söylediklerini duyduk, hepsini harmanlayıp kendimize uyar hale getirip uyguladık.
Tabiki bebeğin kişiliği, aile yapısı gibi önemli unsurlar bebek bakımını etkiler.
Bizde de bazı sınırlar bebekken başladı ve devam da ediyor. Hepinizin yaptığı, yapmaya çalıştığı gibi...
Örneğin;
Akşam yatma saati,
Yemek saati,
Yatmadan önce masasını toplama alışkanlığı,
El, ağız, diş yıkama alışkanlığı,
Araba koltuğuna oturma alışkanlığı...
Daha var tabi ama bunlar önemlileri.
Kızım kendini ifade etmeye başladığı andan itibaren bazılarına itiraz etmeye başladı.
Yazının devamı için TIK'layın...

5.11.2009

Çocuklarımızı Grip Virüsünden Nasıl Koruruz?


Geçen gün kızımın kreşinin sahibiyle de bu konuyu konuştuk.

Umarım diğer kreşler de temizliğe önem veriyorlardır.

Bakın çocuklarımız için neler yapabilirmişiz:


• Okulda, çocukların birlikte oynadığı oyunlar yerine daha az temas kuracakları oyunlara yönlendirilmeleri gerekir.

• Okuldaki arkadaşlarıyla, zorunlu olmayan yakın temastan (sarılma, öpüşme, beraber oynanan oyunlar vs…) kaçınmaları gerekir. Unutmamalı ki grip, hastalıklı birine bir metreden daha yakın olduğunda insandan insana bulaşır. Öğretmenlerin çocukları bu konuda uyarmaları gerekmektedir.

• Ellerini sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkamaları gerekmektedir.

23.07.2009

Çocuklar ve Havuz Enfeksiyonları

havuz enfeksiyonu
Geçen yıl yaz tatiline gittiğimizde kızım 16 aylıktı. Gittiğimiz yerde hem havuz hem de deniz vardı. Biz tabiki denizi tercih ediyorduk. Çocuk havuzunda kaydıraklar vardı, oradan babasıyla kayıyor havuza düşecekleri sırada kucağımıza alıyorduk. Ela çok eğleniyordu.

Bu yıl tatilimizde 2.5 yaşında olacağından, kaydıraktan öyle komik bir şekilde kaymak isteyeceğini sanmıyorum.

O da diğer çocuklar gibi kaymak hatta havuzda çok kalmak isteyecek.

Ama havuzdan alabileceği enfeksiyonlardan o kadar korkuyorum ki!

Hiç yere çocuğa antibiyotik verilecek ve tatil keyfi yarıda kalacak.

Bu sebepten değişik kum oyuncaklarıyla denize teşfik etmeye çalışacağız.
Ama havuza girmek istediğinde ise nelere dikkat etmek gerektiğini araştırdım.

Bakın havuza girerken nelere dikkat etmek gerekiyor:


Criptosporidyum, Giardia, E. Coli ve Şigella gibi dışkı yolu ile bulaşabilecek ateşli ishallere yol açan mikroplar havuz suyunu kaza ile yutma sonucu hastalıklara yol açabilirler.

Klorlama sonucu mikroorganizmaların büyük bir kısmı yok edilebilmekle birlikte, bazı mikroorganizmalar klora dirençlidir.

Ayrıca klorun mikroorganizmaları yok edebilmesi için zamana ihtiyaç vardır. Tüm bu nedenlerle kendinizi ve çocuklarınızı havuzdan bulaşabilecek hastalıklardan korumak için bazı önemli tedbirleri titizlikle uygulamanız ve başkalarının da uyguladığına dikkat etmeniz gereklidir.
• Çocuğunuzun veya kendinizin ishal durumu söz konusuysa havuza girmeyin.
• Havuzda su yutmamaya veya ağzınıza su almamaya dikkat edin.
• Yüzmeden önce duş alın ve tuvalete gittikten sonra mutlaka ellerinizi yıkayın.
• Çocuklarınızı belli aralıklarla tuvalete götürün.
• Çocuğunuzun altını tuvalette değil havuz başında değiştirin.
• Çocuğunuzun altını sabunlu su ile yıkayın.

• International Hospital kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Erhun Şerbetçi de yazın çok görülen, havuzdan ve denizden kaynaklanan dış kulak enfeksiyonlarına dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:"Öncelikle kulaklarına tüp takılan çocukların kesinlikle havuza girmemeleri gerekiyor. Ya da başlarını sokmamaları lazım.

Bakımı yapılmayan havuzlarda dış kulak yolu enfeksiyonlarının ortaya çıkma riski yüksektir. Enfeksiyona bağlı olarak bazen çok şiddetli olmak kaydıyla kulak ağrısı, dış kulak yolunda şişme, kulak akıntısı, tıkanma ve duyma sıkıntısı görülür. Bazen hasta bu belirtiler ve ağrıda şiddetlenme nedeniyle çiğneme bile yapamayabilir. Bu durum mutlaka kulak burun boğaz uzmanına başvurmayı ve ilaç tedavisini gerektirir.

Havuz veya denize girerken vazelinli veya gliserinle yağlanmış pamuk tıkaçlar çoğu kez en etkili yöntemlerdir. Havuz suyundaki klor, özellikle alerjik çocuk ve erişkinlerde burun tıkanıklığı ve sinüs alerjisi belirtilerinin artmasına yol açabilir. En temiz havuzlarda bile dış kulak enfeksiyonunun görülme riski var. Deniz suyunda ise bu risk, yok denecek kadar az. Tercihi denizden yana kullanmakta, ayrıca sinüzit ve nezle iken havuz ve denize girilmemesinde fayda var."


Havuza girerken ve havuzdan çıkarken alınacak önlemler:


  • Havuza girerken kesinlikle duş alınmalı ve belli antiseptik solüsyonlarla (enfeksiyon önleyici sıvılar) ayaklar yıkanarak, ayaktaki cilt ve mantar enfeksiyonlarının bulaşmasına karşı önlemler alınmalıdır. Ayaklardaki ve ciltteki mantar enfeksiyonları, cinsel organa temas eden su ile birlikte bu bölgede de mantar oluşumuna sebep olabilir. Özellikle çocuklar erişkin havuzlarını kullanıyorlarsa, havuz kullanımı ile ilgili kurallardan haberdar edilmeli ve kontrol edilmelidir.

  • Havuz suyu yutulmamalıdır.

  • Kulak enfeksiyonlarına karşı, kulak tıkaçları kullanılmalıdır.

  • Göz enfeksiyonlarına karşı, gözlük ve maskeler kullanılmalıdır.

  • Ciltte sıyrık ve kesik alanları varsa, mümkünse denize veya havuza girilmemeli; değilse, yüzme sonrasında temiz su ve sabunla cildi birkaç kez yıkamalıdır. Havuzda veya kenarında yiyecek yenmemeli ve sigara içilmemelidir.

  • Hijyen şartları yerinde olmayan havuzlar ve lağımlar ile kirletilen denizler sağlık için büyük bir tehdit oluşturuyor. Özellikle virüslü dışkı ile kirlenmiş enfekte sular yoluyla bulaşan Hepatit A virüsü, yazın riskli bir ortam oluşturuyor. Hepatit A virüsünün yayılımında en önemli rolü oynayan çocuklar, aynı zamanda hastalığa yakalanma konusunda en fazla risk altında olan grup.

  • Küçük çocuklar tuvalet temizliğine yeterince dikkat edemiyorlar. Ayrıca çevrelerinde ellerine geçirdiği her şeyi ağızlarına götürebiliyorlar. Bu sebeple küçük çocuklar Hepatit A enfeksiyonuna daha kolay maruz kalıyor ve hastalığın büyük çocuklara ve yetişkinlere bulaşması açısından tehlike oluşturuyorlar.


Sadece çocukların değil yetişkinlerin de havuza girerken çok dikkat etmeleri gerekiyor.

Tüm detaylar için bu siteye bakabilirsiniz.

Çocuklar ve Empati

elavearkadas
Bu sabah okuduğum ve sizinle de paylaşmak istediğim bir yazı var.

Çocuklarımıza empati yapmayı öğretmekle ilgili.

Biz şu sıralarda herşeye "o benim" diyen, oyuncağını arkadaşıyla paylaşmak istemeyen 28 aylık kızımla bu mücadeleyi veriyoruz. Yaşı gereği böyle yaptığını biliyoruz ama yine de "sana öyle yapılsa hoşuna gider mi?" gibi telkinlerde bulunmayı da ihmal etmiyoruz.

Bakın psikolog Serap Duygulu ne diyor:

Çocuklara empati duygusunu verebilmek

Yine temel kural ailedeki bireylerin empatik ilişkiler kurabiliyor olmalarıdır. Hayatın içinden örneklerle çocuğa başkalarının duygu ve düşüncelerine duyarlı olma konusunda örnek davranışlar sunulmalıdır. Ayrıca bazı küçük uygulamalarla da desteklenmelidir.

• Kitap okumak ve kitaptaki kahramanların duyguları,yaşadıkları üzerine konuşmak.

• Televizyon ya da film seyrederken de benzer konuşmalar yaparak çocuğun aktif bir izleyici olmasını sağlamak.

• Ailedeki bireylerin ve çocuğun çevresindeki insanların olumlu yönlerinden söz etmek.

• Çocukların kendi aralarındaki tartışma ve kavgalarında taraf tutmadan duygularını ifade edebilmelerine ortam hazırlamak.

• Mümkünse bir evcil hayvan beslemelerini sağlamak.

Yapılan araştırmalar empati becerisinin model alma yoluyla kazanıldığını kanıtlamış durumda. Karşısındaki insanın duygularına ve düşüncelerine saygı duyabilen, kendini onların yerine koyabilen çocuklar yetişkin bir birey olduklarında da diğer insanlara karşı daha duyarlı ve sorumluluk sahibi oluyorlar.

Empati ne kazandırır?

Araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre, yaşa ve cinsiyete göre empati duygusu farklılıklar gösteriyor. Bu yönü desteklenerek yetiştirilmiş çocuklarda:

• Empati kurma becerisi arttıkça şiddete olan eğilim azalıyor.

• Kız çocuklar bu beceriyi daha erken yaşlarda kazanıyorlar ve başkalarının duygularına karşı daha duyarlılar.

• Empati çocukların sahip olabileceği en önemli değer olarak ön planda olmalı,çünkü çocuklara genel bir olumlu bakış açısı kazandırıyor.

• Sadece olumsuz duygu durumlarına karşı duyarlı olmayı değil,olumlu ve başarılı sonuçları da takdir etmeyi ve başkalarının mutluluklarını paylaşmayı öğretiyor.

• Çocuklara "ben onun yerinde olsaydım,ne hissederdim?" sorusunu kendisine sorarak yanıt aramayı ve bir diğerinin gözünden durumu değerlendirmeyi öğretiyor.

• Bütün bir hayata,olaylara,insanlara ve kendisine farklı pencerelerden bakma becerisini kazandırıyor.

• Başka insanlara yardım etme duygusunu,acıma ve şefkat duygusunu geliştiriyor.

Ayrıca bilinen bir diğer özellik müzik eğitimi alan çocuklarda bu duygunun diğer çocuklara göre daha gelişmiş olduğudur..O nedenle çocukların ilgi ve yeteneklerine göre desteklenmeleri de bu beceriyi kazanmaları yönünde en güçlü motivasyondur.

Kaynak: www.anneyiz.biz



8.06.2009

Doğa, Güneş, Bebek


Yaklaşık 10 gündür Ela'yla birlikte Ankara'dayım.

Yenimahalle'ye bağlı Batıkent'te oturuyor annemler. Burada yaşayan Ankara'lılar çok şanslı. Her 100 metrede bir çocuk parkı var. Evin önünde ve arkasında da bahçe var. Hatta çok yakında yeni yeşillendirilmiş ağaçlı kocaman bir park da var.

Sabah uyanıp kahvaltısını yaptıktan sonra çıkıyoruz dışarı, sadece yemek ve uyku molası için eve giriyoruz.

"Alerji Testi"ni Bebeklere Kendiniz Yapabilirsiniz.


Ben yıllar önce yaptırmıştım alerji testini(1992'de). Kollarıma çizikler atıp, onların üzerine de alerji yapabilecek gıdaların sıvılarından damlatmışlardı. Benim "donuk ürünlere" alerjimin olduğu ortaya çıkmıştı. O zamanki test bayağı ilkeldi. Şimdi büyükler için yapılan test, önce damlayı koluna dokunduruyor sonra bir iğne ucuyla çentik atıyor koluna.

Peki bebek ve çocukların alerji durumlarında nasıl bir test uygulanıyor?

Kızımın yanağında iki aydır minik minik noktalar çıkıyor. Ela gece onları kaşıyor ve sabah büyükçe bir yarası oluyordu. Doktorunun önerdiği 4 kremden yapılan bir kremi sürüyorum ama gece yine kaşıyıp koparınca tekrar başa dönüyoz.

Dün 24 aylık muayenesi için doktora gittik. Sadece yüzünde çıktığı için yediği bir şeyin dokunduğunu söyledi. Bu çikolata, susam, portakal, havuç, kereviz, yumurta... olabilir dedi.

Yani aslında bir günde bunların ikisini çok yerse olurmuş.

Gece Tuvalet Alışkanlığının Kazandırılması


Gündüz tuvalet alışkanlığını aştıysanız sıra geceye geliyor tabi.

Ben gündüz altını açık bırakmaya başladım. Ama siz gece de bezi bırakmak istiyorsanız bakın Annelik ve Bebek Bakımı kitabında neler yazıyor:

1- Çocuğunuz sabahları altı kuru kalkana dek bekleyin.

Bir hafta boyunca çocuğunuzun altı geceleri ıslanmıyor, kirlenmiyorsa geceleri alt bezi bağlamaktan vazgeçebilirsiniz.

2- Altında hiçbir şey yokken uyumasına izin verin.

Gündüz Tuvalet Alışkanlığının Kazandırılması


Kızım 24 aylık olduğu için ben de tuvalet eğitimine bıraktığım yerden devam etmek istiyorum.

Diş çıkarma, soğuk algınlığı derken bir süre ara vermiştim.

Başucu kitabım Annelik ve Bebek Bakımı'nda bakın bu konuyla ilgili neler yazıyor.

Bu yazıyı yeni tuvalet eğitimine başlayanlara tavsiye ediyorum:

1- Çocuk hazır olana dek bekleyin.

2 Yaş İçin "Beceri Geliştirme Hareketleri"


Havalar bir türlü ısınmadı. Sanırım bu da bizim işimize yaradı.

Bütün gün televizyon başında, süper kelimeler ezberleyip bilmiş bilmiş bir kız olacağına; boncuk kutularının, resim çantalarının olduğu garip bir kız oldu benim kızım:)

Geçen gün beraber Tahtakale'ye gittik. Acelece bir boncuk mağazasına girip birşeyler aldım.

İlk gün, ortaya birkaç kolye çıktı tabi.

Sonra da kızıma oyalanacak, çok güzel bir aktivite.

29.01.2009

Çocuklarda Sorumluluk Bilinci

Sorumluluk Bilinci

Kızım 1 yaşına girdiğinde, buruşturduğum kağıdı mutfaktaki çöp kutusuna atmayı öğrettim.

Zaten bizim hareketlerimizi dikkatle izliyor ve yapmak için çaba sarfediyordu. Bu görev onun çok hoşuna gitti.

Artık benim eskiz kağıtlarımı kendisi atıyor.

Şimdi 18 aylık, kağıdı çöpe atmanın yanı sıra bazı oyuncaklarını kendisinin belirlediği yerlere koymaya başladı.

Geçen gün doktor kontrolüne gittik. Dr. Meral Saraçel "artık bazı sorumlulukları vermeye başlayın" dedi. "Örneğin sofra kurulurken bir şeyi mutlaka o getirsin, çamaşır asarken mandal versin..."

Biz de başladık. Mandal vermeye çamaşır makinasından bir kaç çamaşırı alıp sepete koymaya...

Demek doğru yapıyormuşuz dedim kendi kendime. Doktordan dönüp, bunları bir arkadaşa anlattığımda aldığım "yok artık daha neler! Bu yaştaki çocuğa ne sorumluluğu verebilirsin ki!" tepkisinden sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Bakın uzmanlar neler neler söylüyor bu konu hakkında.

Büyük Bebeklerde Uyku Alışkanlıkları


Yaklaşık 6. aydan sonra yatağa gidiş hep aynı saatte ve düzen içinde olursa bebeğinizin uyuması kolaylaşacaktır; bebekler alışık oldukları seşleri yapmaktan hoşlanırlar. Bu aydan sonra, her yerde kolayca uyumayabilir, uyku düzeni tatil, yolculuk gibi alışkın olmadığı ortamlarda kolayca bozulabilir.

Onunla her gece, yatmadan önce "uyku çncesi söyleşi" yapmalı, evden uzakta olsanız bile bunu her gün sürdürmelisiniz. Yatma zamanı eğlenceli bir hale gelirse günün sevdiği bir parçası olur.

Yatma zamanı:

Bebeğinizin yatma zamanını saptamak size ve eşinize kalmıştır. Bunu her gün uygulayabileceğiniz ve yeterli zamanı ayırabileceğiniz biçimde düzenlemelisiniz. Hem sizin hem de eşinizin evde olacağı kadar geç, ama başka konulara zaman bırakacak da erken olmalı. Akşam 6 ile 8 arası uygun saatlerdir.

Uyku Alışkanlıkları: