Eğitim - Öğretim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim - Öğretim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.07.2009

Bebek Parkı

bebek parkı2
Kızımın "büyük parka gidelim" ısrarlarına dayanamayıp çantamızı uzun yolculuğa hazırlayarak çıktık yola. Benim de çok sevdiğim Bebek'e gittik. Ela yokken eşimle hafta sonları sahile yürüyüş yapmaya giderdik. Şimdi de kızımla gidiyoruz.

Esentepe'den yeşil otobüse binerek Etiler'e gittik. (orta kapısı bebek ve özürlü arabası için) Otobüse binerek bir yere gitmek Ela için çok heyecanlı oluyor.

Önce Akmerkez'e son haline bakmak için uğradık. Sonra da taksiyle Bebek Parkı'na gittik. Türkan Sabancı geçen yıl yeniledi bu parkı ve daha da güzel oldu. Çocuk parkının çevresinin korunaklı olması kedi köpeklerin gece girip içeriyi pisletmesini önlüyor. Bu da çocukların oynadığı alanların biraz daha sağlıklı olmasını sağlıyor.

Ela parkta çok iyi vakit geçirdi. Yaşıtlarına göre yapabildiklerini karşılaştırmamak için kendimi zor tuttum :)

ela bebek parkında

Deniz kenarına gidip taş atmak ve dondurma yemek yapılması gerekenler arasında.

bebek parkı1

Parkın genelinde görevlilerin olması sizi rahatlatıyor. Ne pisleniyor ne de kural dışı hareketler oluyor.

Ve sadece keyif için yanında yem getirmiş bir amcayla beraber dakikalarca güvercinleri besledi. Bu durum onu öyle mutlu etmiş olacak ki; sonrasında "teşekkür ederim dedesi" deyip amcayı kolundan öptü.
bebek parkı3
Tabi gitme vakti yaklaşınca, bir çocuk olarak kum havuzuna girip baştan aşağı kendini kum yapması gerekiyordu. Yaptı da. Benim buna itiraz etmeyeceğimi bildiği için diğer çocuklardan daha rahattı.

ela bebek parkında2

Eve yine aynı taşıtlarla döndük ve Ela çok güzel bir gün geçirmiş oldu.

Hafta sonu İstanbul'da nerelere gidebililiriz diyorsanız;

İstanbul'da Çocukla Hafta Sonu yazıma ve Yıldız Parkı yazıma bakabilirsiniz.

Cemile Kitap Serisi

cemile-19_tn
Ne çok seviyoruz bir bilseniz!

Ela 28 aylık, 2 ay önce Cemile'yle tanıştık. "Cemile Parkta" ve "Cemile Oyuncaklarını Paylaşmak İstemiyor" kitaplarını aldım.

"Cemile Parkta" kitabı kısaca yardımlaşmayı diğeri de paylaşmayı anlatıyor. Tam kızımın yaşına göre.

İlk okuduğumda, Ela'nın gözü parkta Cemile'yle arkadaşı Kerem'i aradı:) Kendiyle o kadar özdeşleştirmiş ki!

Şimdi de uyumadan önce okumamı istiyor.

Kızım oyuncağını arkadaşına vermek istemediğinde, yanına gidip; "ama bak Cemile'yi hatırlıyor musun, o arkadaşlarıyla paylaşıyordu değil mi?" diyorum.

İkna etmemde çok faydası oluyor Cemile'nin:)

cemile_boyama2_tn

Boyama kitapları da var. Ela sulu boya yapmayı çok sevdiğinden bir tane de ondan aldım. Ben D&R'ı tercih ettim ama her kitapçıda bulunabiliyor.

Yazarı ve resimlendiren Belçikalı. Hikaye basit ne net anlatılıyor ama çeviride bazen çok uzun ve devrik cümleler kullanılmış. Cümleleri değiştirerek anlatıyorum.

Cemile serisini tavsiye ederim.

Çocuklar ve Empati

elavearkadas
Bu sabah okuduğum ve sizinle de paylaşmak istediğim bir yazı var.

Çocuklarımıza empati yapmayı öğretmekle ilgili.

Biz şu sıralarda herşeye "o benim" diyen, oyuncağını arkadaşıyla paylaşmak istemeyen 28 aylık kızımla bu mücadeleyi veriyoruz. Yaşı gereği böyle yaptığını biliyoruz ama yine de "sana öyle yapılsa hoşuna gider mi?" gibi telkinlerde bulunmayı da ihmal etmiyoruz.

Bakın psikolog Serap Duygulu ne diyor:

Çocuklara empati duygusunu verebilmek

Yine temel kural ailedeki bireylerin empatik ilişkiler kurabiliyor olmalarıdır. Hayatın içinden örneklerle çocuğa başkalarının duygu ve düşüncelerine duyarlı olma konusunda örnek davranışlar sunulmalıdır. Ayrıca bazı küçük uygulamalarla da desteklenmelidir.

• Kitap okumak ve kitaptaki kahramanların duyguları,yaşadıkları üzerine konuşmak.

• Televizyon ya da film seyrederken de benzer konuşmalar yaparak çocuğun aktif bir izleyici olmasını sağlamak.

• Ailedeki bireylerin ve çocuğun çevresindeki insanların olumlu yönlerinden söz etmek.

• Çocukların kendi aralarındaki tartışma ve kavgalarında taraf tutmadan duygularını ifade edebilmelerine ortam hazırlamak.

• Mümkünse bir evcil hayvan beslemelerini sağlamak.

Yapılan araştırmalar empati becerisinin model alma yoluyla kazanıldığını kanıtlamış durumda. Karşısındaki insanın duygularına ve düşüncelerine saygı duyabilen, kendini onların yerine koyabilen çocuklar yetişkin bir birey olduklarında da diğer insanlara karşı daha duyarlı ve sorumluluk sahibi oluyorlar.

Empati ne kazandırır?

Araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre, yaşa ve cinsiyete göre empati duygusu farklılıklar gösteriyor. Bu yönü desteklenerek yetiştirilmiş çocuklarda:

• Empati kurma becerisi arttıkça şiddete olan eğilim azalıyor.

• Kız çocuklar bu beceriyi daha erken yaşlarda kazanıyorlar ve başkalarının duygularına karşı daha duyarlılar.

• Empati çocukların sahip olabileceği en önemli değer olarak ön planda olmalı,çünkü çocuklara genel bir olumlu bakış açısı kazandırıyor.

• Sadece olumsuz duygu durumlarına karşı duyarlı olmayı değil,olumlu ve başarılı sonuçları da takdir etmeyi ve başkalarının mutluluklarını paylaşmayı öğretiyor.

• Çocuklara "ben onun yerinde olsaydım,ne hissederdim?" sorusunu kendisine sorarak yanıt aramayı ve bir diğerinin gözünden durumu değerlendirmeyi öğretiyor.

• Bütün bir hayata,olaylara,insanlara ve kendisine farklı pencerelerden bakma becerisini kazandırıyor.

• Başka insanlara yardım etme duygusunu,acıma ve şefkat duygusunu geliştiriyor.

Ayrıca bilinen bir diğer özellik müzik eğitimi alan çocuklarda bu duygunun diğer çocuklara göre daha gelişmiş olduğudur..O nedenle çocukların ilgi ve yeteneklerine göre desteklenmeleri de bu beceriyi kazanmaları yönünde en güçlü motivasyondur.

Kaynak: www.anneyiz.biz



8.06.2009

Çocukları Olanlar Okumalı!


Biz ebeveynler için yazılmış, Erdal Atabek'in kaleminden "GERÇEK"leri okumaya hazır mısınız?

Hayatın Ortağı Olmak


Günümüzün "ergen dünyasını", bu dünyada geçerli olan "ergen kültürünü" anlamaya çalışıyoruz. Çünkü bu yeni oluşumu anlamazsak "günümüz ergenleri" ile erişkinler arasındaki uzaklık daha da artacaktır.

Yeni "ergen kültürü"nün özellikleri içindeki;

"hedef seçememe"

"geleceğini planlayamama"

"sorumluluk almak istememe"

"kendini hiçbir şeye zorunlu saymadan çevresini herşeye zorunlu sayma"

Gece Tuvalet Alışkanlığının Kazandırılması


Gündüz tuvalet alışkanlığını aştıysanız sıra geceye geliyor tabi.

Ben gündüz altını açık bırakmaya başladım. Ama siz gece de bezi bırakmak istiyorsanız bakın Annelik ve Bebek Bakımı kitabında neler yazıyor:

1- Çocuğunuz sabahları altı kuru kalkana dek bekleyin.

Bir hafta boyunca çocuğunuzun altı geceleri ıslanmıyor, kirlenmiyorsa geceleri alt bezi bağlamaktan vazgeçebilirsiniz.

2- Altında hiçbir şey yokken uyumasına izin verin.

Gündüz Tuvalet Alışkanlığının Kazandırılması


Kızım 24 aylık olduğu için ben de tuvalet eğitimine bıraktığım yerden devam etmek istiyorum.

Diş çıkarma, soğuk algınlığı derken bir süre ara vermiştim.

Başucu kitabım Annelik ve Bebek Bakımı'nda bakın bu konuyla ilgili neler yazıyor.

Bu yazıyı yeni tuvalet eğitimine başlayanlara tavsiye ediyorum:

1- Çocuk hazır olana dek bekleyin.

2 Yaş İçin "Beceri Geliştirme Hareketleri"


Havalar bir türlü ısınmadı. Sanırım bu da bizim işimize yaradı.

Bütün gün televizyon başında, süper kelimeler ezberleyip bilmiş bilmiş bir kız olacağına; boncuk kutularının, resim çantalarının olduğu garip bir kız oldu benim kızım:)

Geçen gün beraber Tahtakale'ye gittik. Acelece bir boncuk mağazasına girip birşeyler aldım.

İlk gün, ortaya birkaç kolye çıktı tabi.

Sonra da kızıma oyalanacak, çok güzel bir aktivite.

29.01.2009

Çocuklarda Sorumluluk Bilinci

Sorumluluk Bilinci

Kızım 1 yaşına girdiğinde, buruşturduğum kağıdı mutfaktaki çöp kutusuna atmayı öğrettim.

Zaten bizim hareketlerimizi dikkatle izliyor ve yapmak için çaba sarfediyordu. Bu görev onun çok hoşuna gitti.

Artık benim eskiz kağıtlarımı kendisi atıyor.

Şimdi 18 aylık, kağıdı çöpe atmanın yanı sıra bazı oyuncaklarını kendisinin belirlediği yerlere koymaya başladı.

Geçen gün doktor kontrolüne gittik. Dr. Meral Saraçel "artık bazı sorumlulukları vermeye başlayın" dedi. "Örneğin sofra kurulurken bir şeyi mutlaka o getirsin, çamaşır asarken mandal versin..."

Biz de başladık. Mandal vermeye çamaşır makinasından bir kaç çamaşırı alıp sepete koymaya...

Demek doğru yapıyormuşuz dedim kendi kendime. Doktordan dönüp, bunları bir arkadaşa anlattığımda aldığım "yok artık daha neler! Bu yaştaki çocuğa ne sorumluluğu verebilirsin ki!" tepkisinden sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Bakın uzmanlar neler neler söylüyor bu konu hakkında.

Bebeği Yatağına Alıştırmak


Dün 3 aylık bir bebeği olan arkadaşımla telefonda konuşurken, bu yazıyı yazmak aklıma geldi.

"Bebeği Yatağa Alıştırmakla" ilgili üç örnek anlatacağım. Üçünü de okurken kendi çocuğunuzu karşılartırmayın.

Her çocuk farklıdır. Anneyle çocuğun koordinasyonu önemlidir.

Arkadaşım, bebeğin sürekli emmek istediğini ve hep kucakta olmak istediğini, yatağına alıştırmaya çalışırken de ağladığını anlattı.

Benim o zamanlardaki halim aklıma geldi.


  • Kızım Ela doğduğunda özenerek aldığımız beşiğinde hiç yatmadı. Sallanmak da istemedi. Beşiği kaldırıp karyolasını kurduk. Hiç sallanmadan (ne ana kucağında ne de beşikte) 6 aylığa kadar uyudu.


20.06.2008

Bebeklerle Alışverişe Çıkmak

Eğer bebeğinize kendiniz bakıyor ve bir yardımcınız yoksa, ev hanımlığının ne kadar zor olduğunu bilirsiniz.
Ben çalışan bir anne olup, işimden vazgeçip evde bebeğime kendim bakmaya karar verdiğimde; "acaba sıkılırsam ne yaparım" diye düşünmüştüm.
Çok kısa bir zamanda bebekli bir annenin evinde hiç bir zaman sıkılmaya vakit bulamadığını ve hatta çalışmaktan daha da yorucu olduğunu öğrendim:)
E tabi bebek de anneyle her saniyesini geçirmenin verdiği güven ve mutlulukla; bu durumunu her zaman kendi insiyatifine kullanıyor.
Her şeyi anne yapsın, yürümekten yorulunca baba değil anne kucağında taşısın, anne uyutsun....

Alış verişe beraber çıkacaksanız, en az iki saat öncesinden hazırlık yapıyorsunuz:
Bebeğin suyu, ara öğünü, bebek çantasının içindekiler kontrol edilir, şapka, yedek giysi v.s...
Bir bakarsınız ki bebeğin herşeyini eksiksiz almışsınız ama kendi cep telefonunuzu evde unutmuşsunuz:)
Bebek arabasıyla mağazaya ya da markete girilir, e tabi Elacık arabada oturmaktan sıkılmıştır, inmek ister. İşte o zaman alışverişe bebekle yanlız gelmenin hiç de iyi bir fikir olmadığını anlarım. Ela her yere koşturup her şeyi ellemek, rafları aşağı indirmek ister (tıpkı evdeki gibi).
Zaten çocuklar kendi dünyalarında hep oyun oynarlarmış, biz kızdığımızda veya "hayır" dediğimizde de "ne olduki şimdi, oyun oynuyoruz şurda" derlermiş :)
Mağaza yetkililerine mahçup olursunuz, bazıları "aaaa yapsın hiç sorun değil" der, bazıları kibarca " bebeğiniz düşebilir kem küm.." der.

Ben, çoğu zaman Ela'yla alış verişe çıkmak zorunda kalıyorum.

  • Önce mağazaya gitdiğimde eline evden getirdiğim, unuttuğu bir oyuncağını tutuşturuyorum. Bu onu 10 15 dakika oyalıyor.
  • Arabasından inmek isteyene kadar indirmiyorum.
  • İndirdiğimde de bebek arabasını yanımda taşıdığım kilidiyle uygun bir yere kilitliyorum.
Böylece bir de arabayla uğraşmak zorunda kalmıyorum.
  • Bebek çantası ben ve Ela, koşa koşa alış veriş yapıyoruz.
  • Eğer "onu alamayız" ya da "elindekini ablaya ver çıkalım" dediğimde beni dinlemiyor ve yaramazlığa devam ediyorsa; "haydi o zaman eve gidelim, sen beni dinlemiyorsun" diyorum.
Bunu çok kararlı bir ses tonuyla söylemeyi bir psikoloğun yazısında okumuştum.
  • Yine devam ediyorsa gerçekten kucağıma alıp kararlı davranıp, arabasına oturtuyor ve eve götürüyorum.
Bu yöntem tabiki zor oluyor, alış veriş yapamamış ya da işinizi halledememiş oluyorsunuz ama; çocuğunuzun ilerdeki yaşamı için çok iyi bir davranış sergilemiş oluyorsunuz.
(Bir daha dışarı çıktığımızda aniden eve geri dönmek istemediği için daha fazla söz dinliyor.)

Diğer bir tutum da; çocuğun her istediğini almak, eline "sussun" diye bir sürü oyuncak tutuşturmak ve keyifli keyifli alış veriş yapmak....
Ama bu çocuklar büyüdüklerinde; şımarık, her istediği anında yapılan, hedefleri olmayan, iş ve özel hayatlarında, ilişkilerinde başarılı olamayan bireyler haline dönüyorlar...

Bence 2. tutum çocuğu değil kendini düşünmek oluyor.

Ebeveynler olarak, karar verip bir çocuk dünyaya getirdiysek; bazı fedarkarlıkları da gönülden yapabiliyor olmamız gerek.

4.06.2008

Tuvalet Eğitimi

Ben kızımı 13 aylıkken tanıştırdım lazımlıkla.
5 YTL'ye aldığım bu lazımlıkla hayatımız nasıl değişti?
Bu tecrübeyi sizlerle paylaşmak bana mutluluk veriyor. Biliyorum ki çoğu ebeveyn çocuğuyla bu konuda çok sorunlar yaşıyor.

Ela 12. ayındayken doktoru artık klozet adaptörü alabilirsiniz dedi. Ertesi gün hemen alıp Ela'yı oturttuk. Çok korktu. Diğer günler de denedik ama hep inmek istedi.
Hiç zorlamadım çünkü 13. ayında anne sütünden kesmek zorundaydım. İkisini aynı anda yaptırmayacağımı çok iyi biliyordum.
14. ayının başındayken lazımlık almaya karar verdim. Profilo Alış veriş Merkezi'ndeki Elit Oyuncak'dan Pilsan marka lazımlık aldım. Çok aradım, çünkü tuvalet eğitimi genelde 18. ayda başladığı için oturak yerleri çok büyük oluyor ve Ela'nın poposu içine gömülüyordu. Böylesine kibarını zor buldum.

Kızımın en sevdiği şey civciv vardı üzerinde. Ela'nın altını açıp üzerine oturttum ve "bu Ela'nın tuvaleti, civciv de çiş yapıyor" gibi cümlelerle kalkmamasını sağladım.
Önüne de bir dergi koydum, çocuklar lazımlık benzeri birşeyin üzerine oturmuşlar, onlara bir hikaye uydurup onu anlatmaya başladım.
Hoşuna gitti, dinledi, derginin diğer sayfalarına baktık, 5 dakikayi geçmişti ki kalktı. Bir de ne göreyim. Kızım lazımlığa çiş yapmış......
Yaklaşık 1 aydır; hergün sabah uykusundan ve öğlen uykusundan kalktığında oturtuyorum. Mutlaka çişini bezine yapmamış oluyor ve lazımlığa yapıyor.

Büyük çişi yani kakası için hiç zorlamıyorum.
Çünkü bebekler daha yeni yeni 1, 1.5 yaşlarında bağırsaklarını kontrol edebiliyorlar ve bu durumu anlayabiliyorlarmış. Kaldı ki Ela'nın kaka zamanı bu aylarda hiç belli olmuyor.

Ben tuvalet eğitimiyle ilgili bir kitap okudum. Ve şu ana kadar yaptıklarımın doğru olduğunu öğrendim. Bu kitapta özetle şunlar yazıyordu:
Tuvalet eğitiminde 1. koşul asla zorlamamak.
Eğer kaka zamanı belli olmayan bir çocuğu lazımlıkta oturtmak için zorlarsak, hiç yapmaz; hatta lazımlığı görünce kaçarmış.
Zaten 2 yaşından sonraki çocuklar; kakası ya da çişinin geldiğini belli eder söz ya da hareket yaparmış.
Eskiden 7 aylık bebekleri lazımlığa oturtup kakalarını yapmaları sağlanırmış. Bebek daha ne yaptığını anlayamaz bir ayda olduğu için bu tutum çok yanlışmış.

Kitabı size de önererim. "Çocuk Bakımı ve Eğitimi. Yazar Dr. Benjamin Spock"

5.05.2008

Kardeşine Yolla Kampanyası


Yaklaşık 15 gündür üzerinde çalıştığım bir projemi gerçekleştirdiğim için çok mutluyum.

Bu projeye ailece çalıştık ve başardık. Şimdi siz yardımsever Bebek Bakımı ve Annelerin Günlüğü okuyucuları ile birlikte, bebeğimizin çocuğumuzun küçülmüş giysisini, oyuncağını ve eşyasını doğudaki Ardahan'daki çocuklara yollayacağız.

Biliyorsunuzki aldığımız bir giysiyi en fazla 1 yıl giyebiliyorlar. Hatta bebekken 3 aydan sonra küçülenler bile var.

İşte o elimizde kalan giysileri ve oynamaktan sıkıldıkları oyuncakları Ardahan valiliğine yollayabilirsiniz. Ardahan valisi Sayın Murat Yıldırım'ın bilgisi dahilinde muhtaç ailelere dağıtılacak.
Kargolarımızı, Aras Kargo'yla yaptığımız işbirliği sayesinde özel bir indirimle yollayacağız.

Bu kampanyayla ilgili her türlü bilgiye www.anneleringunlugu.com'dan ulaşabilirsiniz.

Yardım işini yarına bırakmayın, şimdi katılın...

4.04.2008

Bebeğin Büyümesi - 3

Bazı bebekler, davranışları veya hareketleri, aşağıdaki tabloda yazıldığı gibi ayında değilde daha erken ya da daha geç yapabiliyor.
Her ay doktor kontrolüne götürmenizi tavsiye ederim.
Bebeğin birinci, üçüncü ve altıncı ayını okumak için buraya tıklayınız!
Bebeğin dokuz, on iki ve on beşinci ayını okumak için buraya tıklayınız!

Tabloyu büyük görmek için üstüne tıklayınız...



Tabloyu büyük görmek için üstüne tıklayınız...

Bu yazı Annelik ve Bebek Bakımı kitabından alınmıştır. Yazarı Elizabeth Fenwick

3.04.2008

Bebeğin Büyümesi - 2

Bazı bebekler, davranışları veya hareketleri, aşağıdaki tabloda yazıldığı gibi ayında değilde daha erken ya da daha geç yapabiliyor.
Her ay doktor kontrolüne götürmenizi tavsiye ederim.
Bebeğin birinci, üçüncü ve altıncı ayını okumak için burayı tıklayın!
Bebeğin on sekiz aylık, 2 yaş, 2.5 yaş ve 3 yaşını okumak için buraya tıklayın!

Tabloyu büyük görmek için üstüne tıklayınız...



Bu yazı Annelik ve Bebek Bakımı kitabından alınmıştır. Yazarı Elizabeth Fenwick

2.04.2008

Bebeğin Büyümesi - 1

İlk altı ayı böyle geçiyor işte. Hızla nasıl büyüyorlar şaşıp kalıyorsunuz!
Bazı bebekler, davranışları veya hareketleri, aşağıdaki tabloda yazıldığı gibi ayında değilde daha erken ya da daha geç yapabiliyor.
Her ay doktor kontrolüne götürmenizi tavsiye ederim.

Bebeğin dokuzuncu, onikinci ve onbeşinci ayını okumak için burayı tıklayın!
Bebeğin on sekiz aylık, 2 yaş, 2.5 yaş ve 3 yaşını okumak için buraya tıklayın!

Tabloyu büyük görmek için üstüne tıklayınız...




Bu yazı Annelik ve Bebek Bakımı kitabından alınmıştır. Yazarı Elizabeth Fenwick

7.03.2008

11 Aylık Bebeğin Yemek Yemesi

Biz Ela 3 aylıktan itibaren kahvaltı yaparken yanımıza oturttuk. Bizi izledi, bazen yediklerimden minicik tattırdım. Bir müddet sonra bizi izlerken ağzını şapırdatmaya başladı:)
O zamanlar sadec anne sütü içiyordu. 4 aylıkken doktor tavsiyesiyle gıdalara başladıktan sonra bizim yediklerimize daha çok göz dikmeye başladı.
Şimdi kızım, yaklaşık3 aydır; kahvaltıda peynir, domates, yumurta; ana öğünlerde çorba yanında pilav ya da makarna; ara öğünlerde portakal suyu ya da meyve yiyor.
Yemek yerken bizi taklit ediyor. Elindeki kaşığını tabağa deydirip ağzına götürüyor. Bu hareketini gördüğümde artık kaşığına birşeyler koyma vakti geldi diye düşündüm.
Mama sandalyesinin altına bir örtü seriyorum ve kaşığına pilav koyuyorum. O kaşığı ağzına götürüp bir kaç tane pirinç tanesini ağzına "kendi" atıyor ya, o kadar mutlu oluyor ki!!!
Düdük makarnayı da çatalına takıyorum ama genelde parmağına takıp yemeyi seviyor:)
Bir seferde çiğneyip yutabileceği kadar köfteler hazırlıyorum, çatalına takıp eline veriyorum.
Eğer hasta değilse her yemeğinden zevk alıyor.
Peşinden koşup ye ye demeden, televizyon karşınında yedirmeden de bebeklerimize çocuklarımıza damak zevki kazandırabiliriz.
Kendi yapabileceği şeyleri yaptığında kendine güvenini davranışlarından gözlemleyebilirsiniz.

19.02.2008

Harika Çocuklar Yetiştirmek İçin 15 Altın Öğüt

Ela ve Babası

Bu gün şu adreste okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazıda harika çocuklar yetiştirmek için yapılması gereken ipuçları ve asla yapılmaması gereken hatalar listelenmiş. Ben de sizlere elimden geldiğince düzgün çevirmeye çalıştım.

Harika çocuk yetiştirmek için 15 harika ipucu:


  1. Aileniz en önemli önceliklerinizden biri olmalı: Hayatta aileniz ve çocuklarınız kadar önemli çok az şey vardır. Çocuklarınız üzerine odaklanın. Onlarla vakit geçirin. Onlarla birlikte oynayın ve gülün. Kendinizi bunu yapmaktan zevk alan biri haline getirin.

  2. Onları dinleyin: Onların hayallerini, hikayelerini ve boş konuşmalarını dinleyin. Eğer çocuğunuz pilot ya da dansöz olmak istiyorsa onu onaylayın.

  3. Çocuklarınızın yaşam koçu olun: Siz sadece o ufaklıkların anne ve babası değil, aynı zamanda öğretmenlerisiniz. Onları iyi çocuklara çevirmek için, onların doğal yeteneklerini keşfedin ve o doğrultuda cesaretlendirin. Onlara kendine güven aşılayın ve ilgi alanlarını çoğaltın.

  4. Onları sanata yönlendirin: Onların harika genç yüreklerini ve zekalarını geliştirecek sanat olaylarını kaçırmamalarını sağlayın. Sanat ve kültür etkinliklerine katılın, onları müze, sergi ve konserlere götürün.

  5. Onlara insanların değerini öğretin: İnsan ilişkilerini ve onlara güvenmeyi öğretin.

  6. Hayatını kazanmayı öğretin: Onlara hayat denen oyunu, hiçbir şeyin çok çalışmadan, planlı ve tutumlu olmadan kazanılamayacağını öğretin.

  7. Onları Ödüllendirin: Çocuklar takdir edilmeyi çok severler. Onlar bir yetişkinin yanında olumlu davranış sergilediğinde, bir fil resmi çizdiğinde, odasını topladığında ya da ödevini tamamladığında hemen ödüllendirin.

  8. Hayal kırıklıklarıyla nasıl başa çıkabileceklerini öğretin: Yaptıkları bir hatanın sonucuna katlanmalarına müsaade edin. Bu onları güçlü yapar. Yeterince iyi olduklarına inanmalarını sağlayın.


5.02.2008

Çocuklarda 2-3 Yaş Dönemi

Konuk Anne: Natali Aktaş

Benim kızım 2.5 yaşında. 2 yaşına girdiğinde çok keskin bir şekilde çocuğumda değişiklikler oldu. Her zaman sözümüzü dinleyen bizi çok iyi izleyip, kendi kendine oynayan biriyken; birden inatçı ve dediğim dedik biri oldu. Bu kadar mı değişir bir çocuk!

Kendine çok güveni geldi. Herşeyi kendi yapmak istiyor hatta yapabileceğini düşünüyor. "ben açayım, ben giyineyim, ben yiyeyim, tek başına dışarı çıkayım..."

Aslında bu kadar kendine güvenmesi bir yandan iyi, öbür yandan kötü. Çünkü bu dünyada yapacak ve öğrenilecek daha çok şey var.

Herşeyi bildiğini düşünüyor, yapmaya kalkıp yapamayınca da kendini çok kötü hissediyor ağlıyor...

Benimle ve babasıyla inatlaşıyor, bazen kötü mü yetiştirdik bu çocuğu diye düşünüyorum üzülüyorum ama bununla bir ilgisi yok dedi doktorumuz. Bir süreç bu.

Benim size tavsiyem; bu yaştaki çocuğunuzla hiç inatlaşmayın, çok soğukkanlı olun, onunla oyunlar oynayın, değişik oyunlar bulun. Huysuzlanırsa konuyu oyunlar yönünde değiştirin. Bizde işe yarıyor:)

Bu yazı www.anneleringunlugu.com 'dan alınmıştır

2.11.2007

7 Aylık Bebeğin Vücudunu Tanıması

7, 7.5 aylık bebekleri olanlar bilir. Bu ayda kendi elleri ayaklarına daha dikkatli bakarlar. Hatta bir eliyle diğer elinin parmaklarına dokunur, ayak parmaklarındaki tüm parmaklarının yerini bilir. Ayağı ağza almayı da tabi.
Bunu kendi kendilerine öğrenirler. Siz onun vücudunu daha iyi tanıması için şöyle bir işlem yapabilirsiniz:
Her gün aynanın karşısına geçip onunkileri "Ela'nın gözü, burnu, kulağı..." diye gösterin. Sizinkileri de bebeği karşınıza alıp kendinizde gösterin. "Annenin gözü, burnu, kulağı..."
Bu alıştırmayı hergün yaparsanız, bir hafta sonra, minik bir parmağın gözünüzü kulağınızı incelemeye başladığına şahit olabilirsiniz.
Her şeyi, vakti gelince bir ay erken bir ay geç yapıyorlar zaten.
Bu tarz alıştırmalar onlararın zekasına yardımcı olacaktır.

16.10.2007

Bebekler ve Müzik

Kızım 6. ayını bitiriyor. Artık kulakları her sese duyarlı. Müzik çalan oyuncaklarını çok seviyor.
Geçenlerde pazarlamacı bir tanıdığımla karşılaştım.
Bebekler için müzik cd'leri satıyordu. 8 tanelik bir paket oldukça pahalıydı. Ninniler, mozartlar vs..
Bir an almalıyım! diye düşündüm. Araştırmak için bir kaç gün izin istedim.
Bu cd'lerin piyasada daha düşük fiyatlı olması bir yana, bir psikologdan duyduğuma göre; bebekler için hangi müziği çaldığınızın bir önemi yok. Yani "bebeklere özel" "mutlaka almalısınız" "çok gerekli bir şey" gibi tahriklere kapılmamıza hiç gerek yokmuş
Ben odasına koyduğum radyodan (hamileliğimden beri)kızıma; slow müzik dinletiyorum. Size de tavsiye ederim.